Sosyal güvenlik sisteminde bugüne kadar uygulanan “son 7 yıllık hizmet süresi” kuralı, hangi statüden (SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı) emekli olunacağını belirliyordu. Mevcut sistemde, son 2.520 prim gününün yarısından fazlasını (1.260 gün) hangi statüde geçirdiyseniz, o kurumun şartlarıyla emekli olabiliyordunuz. Ancak Uzman İsa Karakaş, bu kuralın Ekim 2008 ve sonrasında ilk kez sigortalı olanlar için tamamen rafa kalktığını duyurdu.
Yeni düzenlemeyle birlikte SGK artık sadece son yıllara bakmıyor. 2008 sonrası sigortalı olanlar için “toplam çalışma süresinin çoğunluğu” hangi statüdeyse, emeklilik şartları da ona göre belirleniyor.
İsa Karakaş, durumu bir örnekle özetledi: “23 yıl Bağ-Kur’lu çalışıp son 7 yılını SSK’lı geçiren yeni nesil bir sigortalı, eski sistemdeki gibi SSK’dan emekli olamayacak. SGK, ‘Çoğunluğun Bağ-Kur, o halde 9.000 günü dolduracaksın’ diyecek.”
Emeklilik Hayaliniz Suya Düşebilir
Haberde dikkat çeken en önemli noktalardan biri de statü çakışmaları ve usulsüz primler oldu. Karakaş, kendi iş yerinden kendini SSK’lı gösterenleri ciddi bir dille uyardı.

“Ortak olduğunuz veya sahibi olduğunuz şirketten yatırılan SSK primleri geçersiz sayılır. Bu durum tespit edildiğinde primleriniz iptal edilir ve emeklilik planlarınız altüst olur.”
Hangi Statü Daha Avantajlı?
SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı tek çatı altında birleşmiş olsa da uygulamadaki farklar devam ediyor. SSK (4/1-a) statüsünden emekli olmak, Bağ-Kur’a kıyasla yaklaşık 1.800 ile 2.000 gün daha az prim ödeme avantajı sağlıyor. Ayrıca çalışma dönemine göre SSK’lıların daha yüksek maaş alma imkanı bulunuyor. Ancak yeni sistemde bu avantajdan yararlanmak için tüm çalışma hayatını doğru planlamak hayati önem taşıyor.










