Uzmanlar, konutunu kiraya verenlerin kira gelirleri üzerinden ödeyeceği verginin nasıl hesaplanacağı ve hangi yöntemlerle vergi avantajı sağlanabileceğini açıkladı. Öncelikle yıllık kira gelirinden devlet tarafından belirlenen 47 bin TL’lik konut kira geliri istisnası düşülerek vergiye tabi tutar belirleniyor. Bu tutar üzerinden giderler indirildikten sonra kalan miktar gelir vergisine tabi oluyor.
Vergi hesaplamasında iki farklı yöntem bulunuyor: gerçek gider yöntemi ve götürü gider yöntemi. Gerçek gider yönteminde, ev için yapılan bakım, onarım, sigorta, kredi faizi gibi harcamalar gelirden düşülebiliyor. Örneğin aylık 35 bin TL kira geliri olan bir kişinin yıllık geliri 420 bin TL oluyor. İstisna düşüldükten sonra kalan tutardan yapılan giderler indirildiğinde vergiye tabi gelir azalıyor ve ödenecek vergi daha düşük çıkabiliyor.
Götürü gider yönteminde ise giderler tek tek hesaplanmıyor. İstisna sonrası kalan tutarın yüzde 15’i otomatik gider kabul edilerek matrahtan düşülüyor. Bu yöntem daha basit olsa da bazı durumlarda gerçek gider yöntemine göre daha yüksek vergi ödenmesine neden olabiliyor. Bu nedenle mülk sahiplerinin hangi yöntemin kendileri için daha avantajlı olduğunu hesaplayarak seçmeleri öneriliyor.

VERGİ İNDİRİMİ SAĞLANACAK
Ayrıca bazı harcamaların da vergi indirimi sağlayabileceği belirtildi. Mükellefin kendisi, eşi ve çocukları için ödenen hayat sigortası primlerinin bir kısmı ile eğitim ve sağlık harcamaları belirli sınırlar içinde gelirden düşülebiliyor. Bu sayede vergi matrahı azaltılabiliyor.
Bazı durumlarda gerçek gider yöntemi sayesinde ödenecek gelir vergisi tamamen ortadan kalkabiliyor. Örneğin kiraya verilen evden elde edilen gelirden daha yüksek kira veya gider ödeniyorsa vergi doğmayabiliyor ve yalnızca damga vergisi ödenebiliyor. Öte yandan kira gelirlerinin mart ayı içinde beyan edilmemesi durumunda ceza uygulanabileceği ve istisna hakkının kaybedilebileceği de vurgulanıyor.









